Yürürlükteki TCK m.168/1-2’ye göre, etkin pişmanlık indiriminden yararlanmak için failin mağdurun uğradığı zararı tamamen geri verdiği veya tazmin ettiği ve bu işlemi soruşturma (iddianame öncesi) veya kovuşturma (iddianame sonrası hüküm öncesi) aşamasında bizzat (doğrudan veya izniyle hareket eden başkası eliyle) gerçekleştirdiği kabul edilmektedir. Soruşturma aşamasında indirim oranı 2/3’e kadar, kovuşturma aşamasında 1/2’ye kadardır. Kısmi geri verme halinde etkin pişmanlık için mağdurun açık rızası zorunludur.
Çoklu sanık durumunda Yargıtay ve Ceza Genel Kurulu kararlarına göre; mağdurun zararı aynı anda birden fazla failce doğrudan paylaşılmış olsa da, zarar tamamen giderildiğinde hiçbir fail için giderilecek zarar kalmayacağından, iade/tazmin şartı tüm fail bakımından gerçekleşmiş sayılmaktadır. Hatta bir fail tüm zararı üstlenerek ödese, geri kalanlar mağdurun rızası (ve/veya muhtemel itirazının bulunmaması) koşuluyla etkin pişmanlıktan yararlanabilir. Yargıtay’a göre “mağdurun zararı iştirak hâlinde olan diğer sanık tarafından karşılandığı durumda artık giderilecek zarar yoktur; bu hâlde diğer sanık hakkında da etkin pişmanlık hükümleri uygulanmalı”dır. Ancak, zarar karşılanmayan sanığın açıkça pişmanlık iradesi göstermesi gerekir; buna karşı çıkmamış olması da davranışla pişmanlık sayılır. Kısacası, toplam zarar tamamen tazmin edilmeden etkin pişmanlık imkânı yoktur (mağdur onayı olmayan kısmi ödemeye Yargıtay sıcak bakmamıştır).
Özetle, bir sanık tüm zararı ödeyip diğerleri suskun kalırsa, mağdur itiraz etmediği sürece herkes etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanır. Ancak zarar sadece bir kısım giderildiyse mağdurun rızası aranır. Aşağıda yer alan karar özetleri ve tablo, bu hususları yansıtmaktadır.
Karar Özeti
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 13.06.2017, E.2017/654 – K.2017/333 (Yağma Suçu): Zanlılardan birinin mağdurun tüm zararını mahkeme öncesinde karşıladığı, mağdurun da bununla zararı tamamen gidermek suretiyle şikayetinden vazgeçtiği dosyada CGK, tüm sanıkların etkin pişmanlıktan yararlanması gerektiğine karar vermiştir. Kararda belirtildi: “faillerden birisi iade veya tazmini yerine getirirse, diğer suç ortakları bu madde hükmünden eşit şekilde yararlanmalıdır”. Bu yaklaşım adalet ve eşitlik ilkesiyle bağdaşır. (Bir fail ödeme yapıp diğerlerinin yararlanmasını adaletsizlik sayan Soyaslan karşıt görüşü olsa da, CGK çoğunluk bu nüansı benimsemiştir.)
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 17.02.2020, E.2020/432 – K.2020/2102 (Nitelikli Dolandırıcılık): İddianame sonrası (kovuşturma aşamasında) görülen davada, iki sanıktan birinin katılana ait zararın tamamını ödediği, katılan vekilinin “zarar kalmadı” dediği; diğer sanık ise bu konuda açıkça karşı çıkmamıştı. Yerel mahkeme ödeyen sanık için etkin pişmanlık indirimi uygulamış, diğer sanık hakkında uygulamamıştı. Yargıtay bozma kararında özetle şunları belirtti: “Zarar iştirak hâlinde diğer sanık tarafından karşılandığına göre artık giderilecek zarar bulunmamaktadır. Böylece ödeyen sanığın varlığıyla diğer sanık için ‘iade-tazmin’ koşulu gerçekleşmiş, bu koşula rağmen mahkeme ikinci sanık hakkında etkin pişmanlığı uygulamıştır. Sanığın pişmanlık göstermesine ilişkin açık beyan gerekmez; davranışları veya suskunluğu da pişmanlık sayılır. Dolayısıyla diğer sanık da etkin pişmanlıktan yararlandırılmalıdır”. Bu hüküm, zararın tamamen giderilmesi halinde tüm faili kapsayan EP uygulamasını teyit eder.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 05.11.2020, E.2020/22693 – K.2020/12078 (Dolandırıcılık): Benzer şekilde, dolandırıcılık suçuna konu olayda bir sanık mağdurun zararını bizzat karşılamış, mağdurun başka zararı kalmadığını beyan etmişti. Daire, “mağdurun zararı aynen giderilirse, faillerden hangisi tarafından giderildiğine bakılmaz; mağdur bu duruma itiraz etmemişse tazmin gereken zarar kalmadığı için tazmine karşı çıkmayan tüm sanıklar etkin pişmanlıktan yararlanmalı” demiştir. Yani zarar tamamen tazmin edilmişse, en başta ödeme yapmayan sanık da EP indiriminden faydalanır.
Bu kararlar ve diğer örneklerde ortak yaklaşım şu şekildedir:
Birden fazla sanıklı malvarlığı suçunda, mağdurun uğradığı zararın tamamı her halükârda geri verilip tazmin edilmediği sürece etkin pişmanlığa dair iade/tazmin şartı gerçekleşmez. Zararın bir failce ödenip diğerinin hiçbir itiraz veya tepki göstermemesi, hukuken ödemenin tüm fail için yapılmış sayılması sonucunu doğurur.
Kararların Karşılaştırmalı Tablosu
Kaynak | Mahkeme/Tipi | Olay/Faktörler | İade/Tazmin Miktarı/Zamanı | EP Sonucu | Gerekçe (Ana Hüküm) |
CGK 13.06.2017, 2017/654-2017/333 | Yargıtay Ceza Genel Kurulu (Yağma) | Suç iştirak hâlinde işlenmiş; bir sanığın mağdurun tüm zararını mahkeme öncesi bizzat karşılaması; mağdur şikâyetinden vazgeçmiş. | Zarar tamamen ödenmiş (mahkeme öncesi). | Tüm sanıklar EP indiriminden yararlanmalı | “Bir veya birkaç suç ortakı iade/tazmin yükümlülüğünü yerine getirirse, diğer suç ortakları bu durumdan yararlanır… mağdur zararının tamamen giderilmesiyle artık giderilecek zarar yoktur”. |
Y15.CD 17.02.2020, 2020/432-2020/2102 | Yargıtay 15. Cd. (Nitelikli Dolandırıcılık) | İddianame sonrası kovuşturma aşaması; iki sanık (fikir ve eylem birlikteliğiyle nitelikli dolandırıcılık). Katılan tüm zararın sanıklardan birince 06/05/2019’de ödendiğini, katılan vekilinin “zararı yok” beyan ettiğini iletti. Diğer sanık bu duruma açıkça itiraz etmedi. | Tüm zarar 06/05/2019’de karşılanmış (kovuşturma aşamasında). | İki sanık de EP’den yararlanır. | “Zarar iştirak hâlinde diğer sanık tarafından karşılanmış, artık giderilecek zarar kalmamıştır; bu durumda iade/tazmin şartı gerçekleşmiş sayılır… Pişmanlık sözle ifade edilmese de davranışla gösterilebilir; karşı çıkan yoksa tüm sanıklar EP’den faydalanır”. |
Y2.CD 05.11.2020, 2020/22693-2020/12078 | Yargıtay 2. Cd. (Dolandırıcılık) | İddianame sonrası kovuşturma aşaması; birden fazla sanık. Sanıklardan biri mağdura olan tüm zararı ödedi, mağdurun başka zararı kalmadığını beyan etti. Diğer sanık iade hakkında sessiz kaldı. | Zarar tamamen giderilmiş (kovuşturma aşamasında). | Ödeyen ve ödemeyen tüm sanıklar EP’ye tabi olmalı. | “Mağdurun uğradığı zarar aynen geri veya tazminle tamamen giderilmişse, zararı hangi suçlu ödemiş olursa olsun, zarar karşılanıp mağdur itiraz etmezse tazmine karşı çıkmayan tüm failler EP’den yararlanır”. |
Doktrin (Tezcan/Erdem v.d.) | Akademik Görüş | Bir suç iştirak hâlinde işlendiğinde, faillerden birinin tüm zararı ödemesi hâlinde diğerleri için de EP’nin uygulanması gerektiğini savunur. Bazı yazarlar (Doğan Soyaslan) bu görüşe karşı çıkar, ancak CGK bu görüşü benimsemiştir. | – | – | Tezcan/Erdem/Önok’a göre, ödeme bir kişide yoğunlaşmışsa diğer faillerin EP’den yararlanması eşitlik gereğidir (Soyaslan’a karşı). |
Not: Tablo fakt, miktar ve netice açısından özetlenmiştir. Hükümlerin tüm ayrıntıları kaynak metinlerden çıkarılmıştır.
Savunma Stratejisi Açısından Çıkarımlar
Tam Tazmin Hedefleyin: Çok sanıklı dosyalarda, müvekkilin etkin pişmanlık indirimi alabilmesi için mağdurun uğradığı zararın tümünü ortadan kaldırmak esas hedef olmalıdır. Eğer her sanık ayrı ayrı parça ödeme yapmışsa, her birinin kendi sorumluluğuna düşen kısmı tazmin etmesi gerekir. Ancak bir sanık tüm miktarı ödediğinde, Yargıtay’a göre “başka zararı kalmadığı” sürece tüm sanıklar indirimden yararlanır. Bu nedenle savunma, mağdurun razı olup olmadığına bağlı olarak özellikle ilk ödeme yapan sanığın tüm zararı üstlenmesini sağlayıp sonra duruma müdahil olmalıdır.
Mağdurun Rızasını Alın: Ödeme kısmi ise, mağdur mutlaka yazılı razı olmalıdır; aksi halde indirim uygulanmaz. Mağdurdan tam zımni rıza veya şikâyetten vazgeçme temin edilmesi büyük önem taşır. Tazmini kabul etmediği durumlarda ödeme yapılmaması veya tam tazmine yönelinmesi gerekir. Örneğin, bu konuda Yargıtay kısmi iade konusunda mağdurun açık rızasının şart olduğunu vurgulamıştır.
Zamanlamayı Önemseyin: Ne kadar erken ödeme yapılırsa ceza indirimi oranı o kadar yüksek olur. Soruşturma aşamasında tam tazmin eden müvekkil 2/3’e varan indirim alabilir; kovuşturma aşamasında yapılan ödeme ise yarı oranında indirim getirir. Hükümden sonra ödemeler genellikle dikkate alınmaz (istisna, hükmün bozulması sonucu yeni yargılama süreci başlatılırsa, yeni hüküm öncesi yapılan ödeme EP sayılır). Bu sebeple müdafi, ödeme yapılmasını taleple ilgili dilekçesini kovuşturma aşamasında, gerekirse ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda mutlaka dile getirmelidir.
İtiraftan Kaçının: Dolandırıcılık dosyalarında etkin pişmanlıkta suçun açıkça inkârı esastır. Ödeme yapan sanığın suçu ikrarı sayılmaz; hatta kabul etmese bile ceza indirimi alabilir. Ancak diğer sanığın ödeme hakkında suskunluk göstermesi “pişmanlık” sayılırken, aktif itiraz veya suçu reddetme iade edildiği halde de indirim hakkını ortadan kaldırabilir (sanık itiraz ederse zarar giderilmemiş sayılır). Yargıtay örneğin bir davada “sanığın karşı duruş sergilemediğine dair delil yoksa” indirim vererek ödemeyi kabul etmiştir. Savunma, müvekkilin iade konusunda tavrını olabildiğince şeffaf davranışlarla belli etmeli (örneğin ödemeyi takip eden beyanlar vb.).
Doktina Dayanakları: Karşıt görüşteki literatür arşinleri kullanarak hasım görüşüne sert eleştiriler sunulabilir. CGK ve Yargıtay kararları, ödemenin “kimin tarafından yapıldığı”na değil “zararın giderilmiş olup olmadığı”na bakmaktadır. Bu doğrultuda Soyaslan’ın “herkes kendi payını ödemeli” itirazını aşan içtihatlar gösterilebilir.
Özet: Birden çok sanıklı dolandırıcılıkta etkin pişmanlık arayışında öncelik, zararın tamamını tazmin etmektir. Ödemeyi çok geçiktirmek veya eksik tutmak, mağdurun rıza kaybına yol açar; birden fazla mağdur varsa her biri ayrı ödenmelidir. Öte yandan erken dönemde yapılacak tam ödeme indirim oranını maksimize edeceği için, cezaevinden tahliye veya istinaf sürecinde yeni yargılama riskine karşı da savunma açısından kritik önemdedir. Somut olay bağlamında; örneğin suça iştirak eden herkesin 10’ar bin TL yerine tek bir failin 100 bin TL’yi zamanında ödemesi, mağdurun zararı tamamen giderildiğinde hukuken aynı sonucu doğurur. Bütün faillerin indirimden faydalanması için mağdurun beyanı ve diğer sanıkların itiraz etmemesi sağlanmalıdır.
Önerilen İçtihat Kaynakları: Gerek Ceza Genel Kurulu (2017/333), gerek Yargıtay 15. CD (2020/432 E. – 2020/2102 K.) ve 2. CD (2020/22693 E. – 2020/12078 K.) kararları bu noktaları vurgular. Savunmada bu kararlardan ve TCK 168’in lafzından doğrudan alıntılar yapılması, adli merciler nezdinde yol gösterici olacaktır.
Kaynakça : TCK 168/1-4; Yargıtay 2. CD 05.11.2020 (2020/22693-2020/12078); Yargıtay 15. CD 17.02.2020 (2020/432-2020/2102); Yargıtay CGK 13.06.2017 (2017/654-2017/333); Baran Doğan, Etkin Pişmanlık ve TCK 168 (Baran Doğan Hukuk Bürosu, 2026).
Yorumlar