Bir yayınevi var bu yayınevi kitaplarını veya eğitim setlerini işte üniversite öğrencileri aracılığıyla satıyor. Daha sonra bu öğrencilerin hatırına kitapları taksitle alıyorsunuz. Ama bu eğitim seti veya kitaplar hiçbir zaman beklediğiniz gibi çıkmıyor. Bu nedenle de sözleşmeden caydınığınızı bildirip kitapları geri gönderiyorsunuz.
Ama bu yayınevi asla peşinizi bırakmıyor. Yıllar sonra sizi arayıp kitapları geri göndermediğinizi söylüyorlar veya işte cayma bedeli var diye sizden para isteyip icraya vermekle korkutuyorlar. Arayan kişi kendini avukat olarak tanıtıyor. Ama avukat değil.
Bir kere bir müvekkilimi aramışlardı. Ben de meraktan onları aradım. Kendisinin avukatlık bürosunda katibe olduğunu söyleyen bir kadın açtı telefonu. Avukatın adı nedir diye sorduğumda bu katibe isim vermekten imtina etti. Bir daha aradım bu sefer de telefonu aynı kadın açtı. Ama bu kez kendini avukat olarak tanıttı. İsmini söyledi. Verdiği ismi baro levhasında arattığımda böyle bir avukatın olmadığını gördüm. Arayan kişiler zaten avukat değil. İnsanlardan ne koparırsak kardır diye şanslarını deniyorlar.
İşverenlerin işçiden işe girişte ya da çalışma sürecinde “güvence” adı altında boş senet aldığı durumlar uygulamada oldukça yaygındır. Peki bu uygulama yasal mı? İşçi açısından ne gibi riskler doğurur
İşçilerin yıllık izin hakkı, dinlenme hakkının en temel yansımalarından biridir ve işveren tarafından keyfi şekilde bölünemez veya ortadan kaldırılamaz. Peki, işçi izinliyken işe çağrılabilir mi? Bu d
Peki işyerinde ayrımcılık nedir? Hangi davranışlar ayrımcılık sayılır? Maaşta ayrımcılık, terfide ayrımcılık, mobbing ile ayrımcılık arasındaki fark nedir? İşveren ayrımcılık yaparsa çalışan hangi hak
Yorumlar