İş yerinde veya mesai saatinde kalp krizi geçirmek iş kazası mıdır? SGK tespiti, Yargıtay kararları, işverenin kusuru ve tazminat hakları rehberi.
İş yerinde veya mesai saatleri içinde gerçekleşen kalp krizleri, halk arasında "zaten bünyesel bir hastalık" veya "kronik rahatsızlık" olarak görülse de Sosyal Güvenlik Mevzuatı ve Yargıtay’ın yerleşik kararları ışığında çoğu zaman hukuken "İş Kazası" kabul edilir.
Peki, bir kalp krizinin hukuken iş kazası sayılabilmesi için aranan şartlar nelerdir? SGK ve işverenin sorumluluğu nerede başlar? İşte bilinmesi gereken tüm detaylar:
1. Hangi Durumlarda Kalp Krizi Doğrudan İş Kazası Sayılır?
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesinde iş kazası halleri sınırlı sayıda sayılmıştır. Bir kalp krizinin SGK kapsamında iş kazası sayılması için şu durumlardan birinde gerçekleşmesi yeterlidir:
İşyerinde Bulunulduğu Sırada: İşçinin işyerinde olduğu esnada (çalışsın ya da mola vermiş/dinleniyor olsun) kalp krizi geçirmesi.
İşverence Yürütülmekte Olan İş Nedeniyle: İşçinin asıl işyeri dışında, işverenin talimatıyla başka bir yere gönderildiği sırada kalp krizi geçirmesi.
İşverence Sağlanan Araçla Gidiş-Geliş Sırasında: Şirket servisinde veya işverence sağlanan taşıtta işe gidip gelirken kalp krizi geçirilmesi.
Emziren Kadın İşçinin Süt İzninde: Kadın çalışanın çocuğuna süt vermek için ayrılan zaman diliminde kalp krizi geçirmesi.
2. Yargıtay'ın Yaklaşımı: "Dış Etken Veya Kusur Şart Değildir!"
Eski mahkeme kararlarında kalp krizi bir bünyesel hastalık olarak görüldüğü için "dışarıdan ani bir kaza etkisi (darbe, düşme vb.) yok" gerekçesiyle iş kazası sayılmama eğilimindeydi.
Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 10. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarına göre:
Kalp krizinin dışarıdan gelen ani bir etkiyle gerçekleşmesi şart değildir.
Olay anında işverenin bir kusurunun bulunup bulunmaması, olayın "İş Kazası" olarak tespit edilmesini engellemez.
Önemli olan, krizin kanunun saydığı yer ve zaman dilimleri içinde (örneğin işyerinde) meydana gelmiş olmasıdır.
3. Çok Kritik Ayrım: SGK Sorumluluğu ile İşverenin Tazminat Sorumluluğu Aynı Şey Midir?
Kalp krizinde hukuki süreç iki farklı aşamadan oluşur ve birbirine karıştırılmamalıdır:
A) SGK Yönünden (İş Kazası Tespiti)
Kalp krizi işyerinde gerçekleştiyse SGK yönünden bu olay doğrudan İŞ KAZASI'dır.
İşçinin ne kadar süredir sigortalı olduğuna bakılmaksızın tedavi giderleri karşılanır.
İşçiye Geçici İş Göremezlik Ödeneği (Rapor Parası) ödenir.
İşçi malul kalırsa Sürekli İş Göremezlik Geliri, vefat ederse yakınlarına SGK tarafından Ölüm Aylığı (Dul-Yetim Aylığı) bağlanır.
B) İşveren Yönünden (Maddi ve Manevi Tazminat Davası)
İşçinin veya ailesinin işverene karşı Maddi ve Manevi Tazminat Davası kazanabilmesi için ise kalp krizinin işyeri koşulları veya iş yükü ile illiyet (nedensellik) bağı kurması gerekir.
İşverenin tazminat ödemekle yükümlü tutulacağı durumlar şunlardır:
Aşırı İş Yükü ve Stres: İşçinin sürekli ağır fazla mesaiye zorlanması, gece vardiyalarında yasal sınırların üzerinde çalıştırılması,
İş Yerinde Tartışma ve Mobbing: Krizden hemen önce amirle veya iş yerinde ağır bir tartışma yaşanması (Yargıtay kararlarında tartışma sonrası geçirilen krizlerde işveren kusurlu bulunabilmektedir),
İş Sağlığı ve Güvenliği İhmali: İşyerinde sağlık personeli/ilkyardım imkanının bulunmaması, kriz geçiren işçiye müdahalede gecikilmesi veya ambulansın geç çağrılması,
Ağır ve Tehlikeli İş Koşulları: İşçinin kronik rahatsızlığı bilinmesine rağmen sağlık durumuna uygun olmayan ağır fiziksel işlerde çalıştırılması.
4. İşveren Bildirim Yapmazsa Ne Olur?
İş yerinde yaşanan bir kalp krizini işveren en geç 3 iş günü içinde SGK’ya "İş Kazası" olarak bildirmek zorundadır.
İşveren bunu "bu bir ecel ölümü/hastalık" diyerek bildirmezse:
İşçi veya yakınları SGK’ya başvurarak olayın iş kazası olarak tespitini talep edebilir.
SGK talebi reddederse, İş Mahkemesi’nde "İş Kazasının Tespiti Davası" açılır. Mahkeme olayın iş yerinde gerçekleştiğini saptadığı an iş kazası olarak tescil eder.
Kalp Krizi Sonrası Hak Kaybına Uğramamak İçin Yapılması Gerekenler
SGK Bildirimini Kontrol Edin: Olayın SGK sistemine "iş kazası" olarak işlenip işlenmediğini sorgulayın.
Olay Anı Şahitlerini ve Koşulları Belgeleyin: Kriz öncesi çalışma saatlerini, kriz anında yapılan ilk müdahaleyi ve kriz öncesinde yaşanan bir tartışma/stres unsuru varsa tanık ifadelerini dosyaya ekleyin.
Tazminat Haklarınızı Araştırın: Eğer işte aşırı çalışma, mobbing, uygunsuz ortam veya sağlık kısıtlamalarına aykırılık varsa uzman bir avukat aracılığıyla işverene karşı maddi-manevi tazminat sürecini yürütün.
AVUKATA BAŞVURUN
Haklarınızı bilmek, çalışma hayatında hak kaybı yaşamamak ve işyerindeki süreçleri daha bilinçli yönetmek için artık beklemenize gerek yok. Avukat Ferhat Ayhan tarafından kaleme alınan “İşçiler İçin El Kitabı (İşçi Hakları Sade Anlatımla)” e-kitabı; ücret, fazla mesai, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, mobbing, işten çıkarılma süreçleri ve diğer temel işçi haklarını sade ve anlaşılır bir dille anlatmaktadır. E-kitabı şimdi indirerek çalışma hayatında daha güçlü, daha bilinçli ve daha hazırlıklı adımlar atabilirsiniz.
Sonuç olarak, işçilerin haklarını zamanında bilmesi ve doğru şekilde kullanması, ileride yaşanabilecek birçok mağduriyetin önüne geçebilir. Ücret alacakları, fazla mesai, haksız fesih, tazminat, izin hakları ve işyerinde yaşanan diğer uyuşmazlıklarda profesyonel hukuki destek almak büyük önem taşır. İş hukuku süreçlerinde güvenilir ve etkili destek almak için Avukat Ferhat Ayhan ile geçebilirsiniz.
Yorumlar