İşyerinde psikolojik tacize maruz kalan çalışanlar, yaşadıkları mobbingi ispat edebilmek için çeşitli deliller toplamak zorundadır. Bu deliller arasında e-posta yazışmaları, mesajlar, tanık beyanları ve bazı durumlarda ses kayıtları da yer alabilir. Türk Ceza Kanunu’nun 133. maddesine göre bir kişinin rızası olmadan sesinin kaydedilmesi kural olarak suç sayılabilir. Ancak Yargıtay’ın yerleşik kararlarında, kişinin kendisine yönelen haksız bir saldırıyı veya mobbingi ispatlamak için başka bir delil elde etme imkânı yoksa, tarafı olduğu konuşmayı kaydetmesinin bazı durumlarda hukuka uygun delil olarak kabul edilebileceği belirtilmektedir. Bu durumda ses kaydının yalnızca mobbingin ispatı amacıyla alınmış olması, konuşmanın taraflarından biri tarafından yapılması ve üçüncü kişilerin özel hayatını ihlal etmemesi önem taşır. Mobbing davalarında ayrıca tanık beyanları, yazılı belgeler ve psikolojik raporlar da önemli delil niteliği taşır. Bu nedenle mobbing mağdurlarının yaşadıkları olayları tarih ve detaylarıyla kaydetmeleri, mümkün olan tüm delilleri saklamaları ve gerektiğinde hukuki destek almaları büyük önem taşımaktadır. Avukat desteği almanız önemlidir. İş Hukuku alanında uzman olan bizlerle irtibata geçebilirsiniz.
1. İbadet etmek temel bir haktır ama sınırsız değildir İbadet, din ve vicdan özgürlüğü kapsamındadır Ancak işyerinde ibadet: -İşin yürütülmesini aksatmamalıdır -İş güvenliğini tehlikeye atmamalıdır -İ
Küreselleşen dünyada yurtdışında çalışma olgusu giderek artmaktadır. Türkiye’den birçok işçi, farklı ülkelerdeki projelerde çalışmak üzere gönderilmektedir. Bu durum, yurtdışında çalışan Türk işçileri
Yorumlar